adjective

exemplary

örnek, ibretlik, emsal

Her behaviour was exemplary.

Davranışları örnek niteliğindeydi.

He received an exemplary punishment.

İbretlik bir ceza aldı.

((isim)) örnek (isim) O, örnek bir öğrencidir.

Synonyms: model, perfect, ideal; Antonyms: poor, unsatisfactory

Latince 'exemplum' (örnek) kelimesinden gelir. '-ary' eki 'ile ilgili' anlamına gelir. Yani, 'bir örnekle ilgili'.

'Example' (örnek) kelimesini düşünün. 'Exemplary' olan bir şey, başkalarının takip etmesi için iyi bir örnektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.