adjective

exhausted

bitkin, tükenmiş, yorgun

I was too exhausted to go out.

Dışarı çıkamayacak kadar bitkindim.

The exhausted runners crossed the finish line.

Bitkin düşen koşucular bitiş çizgisini geçti.

((to be)) exhausted çok yorgun olmak He was too exhausted to speak.

exhausted ((from sth.)) bir şeyden dolayı yorgun olmak She was exhausted from lack of sleep.

Synonyms: worn out, drained, fatigued; Antonyms: energetic, refreshed

Latince 'ex-' (dışarı) + 'haurire' (su çekmek) kelimelerinden gelir, 'tamamen tüketmek' anlamına gelir.

Bir arabanın 'exhaust' (egzoz) borusunun tüm enerjisini dışarı atarak onu boş ve 'exhausted' (bitkin) bıraktığını düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.