verb

exhilarate

neşelendirmek, canlandırmak, heyecanlandırmak

The cold sea air exhilarated him.

Soğuk deniz havası onu neşelendirdi.

The fast ride on the rollercoaster exhilarated the children.

Hız trenindeki hızlı sürüş çocukları heyecanlandırdı.

((birini/bir şeyi)) (birini) neşelendirmek The good news exhilarated everyone.

Synonyms: heyecanlandırmak, coşturmak, canlandırmak; Antonyms: moralini bozmak, üzmek

Latince 'ex-' (dışarı, tamamen) + 'hilarare' (neşelendirmek) kelimelerinden gelir, 'hilarious' (çok komik) ile ilgilidir.

'Hilarious' (çok eğlenceli) kelimesini düşünün. 'Ex-' öneki bu duyguyu yoğunlaştırır, sizi aşırı mutlu ve heyecanlı hissettirir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.