noun

exhortation

teşvik, nasihat, öğüt

He delivered a powerful exhortation to the team.

Takıma güçlü bir teşvik konuşması yaptı.

Despite his exhortations, the crowd remained calm.

Onun teşviklerine rağmen kalabalık sakin kaldı.

birine yönelik bir teşvik (birine) bir teşvik It was an exhortation to the nation to unite.

bir şey yapmaya teşvik (bir şey) yapmaya teşvik His speech was an exhortation to work harder.

Synonyms: teşvik, cesaretlendirme, ihtar; Antonyms: vazgeçirme, cesaretini kırma

Latince 'ex-' (tamamen) + 'hortari' (teşvik etmek, ısrar etmek) kelimelerinden gelir.

Bir antrenörün takımını daha çok çabalaması için 'exhorting' (teşvik ettiğini) hayal edin. Birini bir şey yapmaya teşvik etmek için kullanılan güçlü, resmi bir kelimedir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.