adjective

existing

mevcut, var olan

We must use the existing resources.

Mevcut kaynakları kullanmalıyız.

The new plan improves on the existing one.

Yeni plan mevcut olanı geliştiriyor.

((isim)) mevcut (isim) The existing building is very old.

Eş anlamlılar: mevcut, güncel, şimdiki; Zıt anlamlılar: mevcut olmayan, gelecekteki

'to exist' fiilinin sıfat-fiil hali, Latince 'existere' (görünmek, olmak) kelimesinden gelir, 'ex-' (dışarı) + 'sistere' (durmak).

'ex-' kelimesini 'dışarı', '-ist' kelimesini ise 'durmak' olarak düşünün. Gerçekte 'dışarıda duran' bir şey 'mevcut' olandır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.