verb

exists

var olmak, bulunmak, yaşamak

A solution to this problem exists.

Bu sorunun bir çözümü var.

He exists on a diet of junk food.

Abur cubur diyetiyle yaşıyor.

((özne)) var olmak A better way exists.

((on sth.)) (bir şey) ile yaşamak The animal exists on a diet of leaves.

Eş anlamlılar: olmak, yaşamak, hayatta kalmak; Zıt anlamlılar: yok olmak, kaybolmak

Latince 'existere' (görünmek, olmak) kelimesinden gelir, 'ex-' (dışarı) + 'sistere' (durmak).

Bir şeyin yoktan 'dışarı' (ex-) fırlayıp orada 'durduğunu' (sist) hayal edin. Artık 'var oluyor'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.