noun

experience

deneyim, tecrübe

She has a lot of experience in teaching.

Öğretmenlikte çok deneyimi var.

It was an unforgettable experience.

Unutulmaz bir deneyimdi.

((bir şeyde)) deneyim (sayılamayan: bilgi/beceri) Öğretmenlikte çok deneyimi var.

bir deneyim (sayılabilen: bir olay) Unutulmaz bir deneyimdi.

Eş anlamlılar: tecrübe (sayılamayan); olay (sayılabilen)

Latince 'experientia' (deneme, kanıt) kelimesinden, 'experiri' (denemek, test etmek).

'Expert' (uzman), çok fazla 'experience' (deneyim) sahibi olan kişidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.