noun

exponent

savunucu, temsilci, üs

She was a leading exponent of free trade.

Serbest ticaretin önde gelen savunucularındandı.

In the expression 2³, the number 3 is the exponent.

2³ ifadesinde 3 sayısı üstür.

((of sth.)) bir fikri veya teoriyi destekleyen kişi He is a leading exponent of the new theory.

((mat.)) bir sayının kendisiyle kaç kez çarpıldığını gösteren üs In 10⁴, the exponent is 4.

Synonyms (person): advocate, champion; Synonyms (maths): index, power

Latince 'öne sürmek, açıklamak' anlamına gelen 'exponere'den. 'ex-' (dışarı) + 'ponere' (koymak).

Bir 'exponent', bir fikri 'öne süren' (ex-) kişidir veya matematikte başka bir sayının üzerine 'konulan' bir sayıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.