noun

extent

ölçü, derece, kapsam

I was amazed at the extent of his knowledge.

Bİlgisinin boyutuna hayran kaldım.

To a certain extent, I agree with you.

Belirli bir ölçüde sana katılıyorum.

the extent of ((sth.)) (bir şeyin) boyutu/kapsamı Hasarın tam boyutunu bilmiyoruz.

to a certain/large extent belirli/büyük ölçüde Büyük ölçüde, karar doğruydu.

Eş anlamlılar: scope, scale, degree, range

Latince 'extendere' (uzatmak) kelimesinden gelir. Bir şeyin uzandığı 'aralık' veya 'derece' anlamına gelir.

Bu, 'extend' fiilinin isim halidir. 'Bir şeyin ne kadar uzandığını' ölçer.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.