verb

extract

çıkarmak, özünü çıkarmak, çekip çıkarmak

The dentist had to extract the tooth.

Diş hekimi dişi çekmek zorunda kaldı.

They extract oil from the ground.

Yerden petrol çıkarıyorlar.

He extracted a promise from her.

Ondan bir söz kopardı.

((bir şeyi)) ((bir yerden)) (bir yerden) (bir şeyi) çıkarmak Yerden petrol çıkarıyorlar.

Eş anlamlılar: remove, withdraw, pull out, derive

Latince 'ex-' (dışarı) + 'trahere' (çekmek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'dışarı çekmek' demektir.

Bir 'traktörün' yerden bir şeyi 'ex' (dışarı) 'tract' (çektiğini) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.