extremity
Çeviri
uzuv, uç, son derece
Örnekler
He felt a coldness in his extremities.
Uçlarında bir soğukluk hissetti.
They were in the extremity of despair.
Umutsuzluğun son noktasındaydılar.
The village is at the northern extremity of the island.
Köy, adanın kuzey ucunda yer alıyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((çoğul)) eller ve ayaklar He felt a coldness in his extremities.
((bir şeyin)) en büyük ihtiyaç veya tehlike durumu They were in the extremity of despair.
((bir şeyin)) en uzak noktası veya sınırı The village is at the northern extremity of the island.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Latince 'en dıştaki' anlamına gelen 'extremus'tan gelen 'extremitas' kelimesinden türemiştir.
Hafıza İpuçları
Vücudunuzun 'aşırı' uçlarını (eller, ayaklar) veya bir yerin ya da duygunun 'aşırı' ucunu düşünün.