verb

extricate

kurtarmak, çıkarmak, çözmek

He managed to extricate himself from the awkward situation.

Kendini bu garip durumdan kurtarmayı başardı.

They tried to extricate the driver from the wreckage.

Sürücüyü enkazdan çıkarmaya çalıştılar.

((sb./sth.)) ((from sth.)) (birini/bir şeyi) (bir şeyden) kurtarmak Sürücüyü enkazdan çıkarmaya çalıştılar.

Eş anlamlılar: kurtarmak, serbest bırakmak, çözmek; Zıt anlamlılar: dolaştırmak, karıştırmak

Latince ex- ('dışarı') + tricae ('karışıklıklar, engeller') kelimelerinden gelir. Engellerden kurtulmak.

'EXit' (çıkış) ve 'TRICky' (zorlu) bir durumdan çıkmak gibi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.