noun

exuberance

coşku, taşkınlık, bolluk

The children's exuberance filled the room with joy.

Çocukların coşkusu odayı neşeyle doldurdu.

We were impressed by the exuberance of the tropical plants.

Tropik bitkilerin bolluğu bizi etkiledi.

((uncountable noun)) enerji ve heyecan dolu olma niteliği Kalabalığın coşkusu inanılmazdı.

Eş anlamlılar: canlılık, coşku, bolluk; Zıt anlamlılar: ilgisizlik, kıtlık

Latince ex- ('dışarı') + uber ('verimli, meme') kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'taşan verimlilik'.

Enerjinin sizden 'EXit' (çıkarak) 'UBER' (süper) bol bir şekilde fışkırdığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.