eye
Çeviri
göz, bakış, dikkat, merkez
Örnekler
She has beautiful blue eyes.
Onun güzel mavi gözleri var.
Keep an eye on the children.
Çocuklara göz kulak ol.
He is in the public eye.
O, kamuoyunun gözü önünde.
This is the eye of the storm.
Burası fırtınanın gözü.
Dilbilgisi Kalıpları
((a/an/the)) eye görme organı Onun güzel mavi gözleri var. (She has beautiful blue eyes.)
to keep an eye on ((sb./sth.)) (birine/bir şeye) göz kulak olmak Çocuklara göz kulak ol. (Keep an eye on the children.)
in the public eye kamuoyunun gözü önünde O, kamuoyunun gözü önünde. (He is in the public eye.)
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Eski İngilizce 'ēage' kelimesinden, o da Proto-Cermence '*augô' kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
Kelimenin ortasındaki 'i' harfi, iki gözün (iki 'e') arasında duran bir kişiye benzer.