noun

eyes

gözler

She has beautiful blue eyes.

Onun güzel mavi gözleri var.

Keep your eyes on the road.

Gözlerini yoldan ayırma.

((sb.'s eyes)) (birinin) gözleri She has beautiful blue eyes.

Synonyms: vision, sight

'eye' kelimesinin çoğul hali, Eski İngilizce'deki 'ēage' kelimesinden gelir.

Dünyayı görmek için kafanızda onlardan iki tane var.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.