noun

eyesight

görme yeteneği, görüş

My grandfather has poor eyesight.

Büyükbabamın görme yeteneği zayıf.

Reading in dim light can damage your eyesight.

Loş ışıkta okumak görme yeteneğinize zarar verebilir.

((eyesight)) görme yeteneği My grandfather has poor eyesight.

((good/poor/failing eyesight)) iyi/zayıf/bozulan görme yeteneği He has failing eyesight and needs glasses.

Synonyms: vision, sight, perception

'eye' (göz) ve 'sight' (görüş) kelimelerinden oluşan birleşik bir kelime, gözlerin görme yeteneği anlamına gelir.

Kelimenin tam anlamıyla 'gözlerinizle' (eyes) sahip olduğunuz 'görüştür' (sight). Anlamı çok nettir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.