verb

faces

yüzleşmek, karşısında olmak, -e bakmak

He faces a difficult problem.

Zor bir sorunla karşı karşıya.

The window faces the garden.

Pencere bahçeye bakıyor.

((biri/bir şey)) faces ((bir şey)) bir şeyle yüzleşmek He faces a difficult problem.

((bir şey)) faces ((bir şey)) bir şeye bakmak The window faces the garden.

Eş Anlamlılar: yüzleşmek, karşılaşmak; bakmak

'face' (yüz) isminden gelir. Fiil, kelimenin tam anlamıyla 'yüzünü bir şeye dönmek' anlamına gelir.

Bir sorunla 'yüzleşmek' ('to face'), kaçmak yerine 'yüzünüzü' ('face') ona dönmektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.