verb

facilitate

kolaylaştırmak, olanak sağlamak, yardımcı olmak

The new software will facilitate communication.

Yeni yazılım iletişimi kolaylaştıracak.

A good teacher facilitates learning.

İyi bir öğretmen öğrenmeyi kolaylaştırır.

((sth.)) (bir şeyi) kolaylaştırmak Moderatörün rolü tartışmayı kolaylaştırmaktır.

Eş anlamlılar: ease, help, assist; Zıt anlamlılar: hinder, impede

Latince 'kolay' anlamına gelen 'facilis' kelimesinden gelir. Bir şeyi kolaylaştırmak anlamına gelir.

Türkçedeki 'fasilitatör' (kolaylaştırıcı) kelimesini düşünün. 'Facilitate' bu kişinin yaptığı eylemdir: kolaylaştırmak.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.