noun

facts

gerçekler, olgular, bilgiler

The report is full of interesting facts.

Rapor ilginç gerçeklerle dolu.

We need to check the facts before publishing.

Yayınlamadan önce gerçekleri kontrol etmemiz gerekiyor.

((bir şey hakkındaki the facts)) (bir şey) hakkındaki doğru bilgi. Dava hakkındaki gerçekler neler?

((facts and figures)) kesin ayrıntılar ve istatistikler. Rapor birçok gerçek ve rakam içeriyordu.

Eş anlamlılar: data, information, truth; Zıt anlamlılar: fiction, lies

Latince 'yapmak' anlamına gelen 'facere' fiilinden türeyen, 'yapılmış bir şey' anlamına gelen 'factum'dan gelir. 'Facts' çoğul halidir.

'Fact' (gerçek), fiilen 'yapılmış' veya olmuş bir şeydir. 'Facts' ise bu gerçeklerden birden fazlasıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.