adjective

failed

başarısız, kalmış

It was a failed attempt.

Bu başarısız bir denemeydi.

He is a failed actor.

O başarısız bir aktör.

((failed)) + isim başarısız bir şeyi tanımlar. The project was a failed experiment.

Eş anlamlılar: unsuccessful (başarısız), abortive (sonuçsuz); Zıt anlamlılar: successful (başarılı), passed (geçmiş)

'fail' (başarısız olmak) fiilinin geçmiş zaman ortacı. Eski Fransızca 'faillir' (eksik olmak, başaramamak) kelimesinden gelir.

Üzerinde büyük kırmızı bir 'FAILED' (Başarısız) damgası olan bir sınav kağıdı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.