noun

altar

sunak, altar

The priest stood at the altar.

Rahip sunakta duruyordu.

They placed flowers on the altar.

Sunağın üzerine çiçekler koydular.

at the ((altar)) sunakta Çift sunakta diz çöktü.

on the ((altar)) sunağın üzerinde Sunağın üzerinde mumlar vardı.

Synonyms: shrine, sanctuary

Latince 'altare' kelimesinden, 'altus' yani 'yüksek' kelimesinden gelir. Adaklar için yüksek bir yer anlamına gelir.

'Altitude' (irtifa) kelimesini düşünün – sunak, bir kilisedeki yüksek bir yerdir. 'Alter' (değiştirmek) ile karıştırmamaya dikkat edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.