adjective

fair

adil, açık renkli, epeyce, makul

That's not a fair price.

Bu adil bir fiyat değil.

She has fair hair and blue eyes.

Açık renk saçları ve mavi gözleri var.

We are going to the funfair.

Lunaparka gidiyoruz.

There's a fair chance of rain.

Yağmur yağma ihtimali oldukça yüksek.

((sıfat)) fair + ((isim)) adil Bu adil bir fiyat değil.

((sıfat)) fair + ((isim)) açık renkli Açık renk saçları var.

((isim)) bir fuar, panayır Lunaparka gidiyoruz.

Synonyms (just): equitable, impartial; Synonyms (light-coloured): blond, pale; Antonyms (just): unfair, biased

Eski İngilizce'de 'güzel, hoş, sevimli' anlamına gelen 'fæger' kelimesinden gelir. 'Adil, hakkaniyetli' anlamı geç Orta Çağ İngilizcesinde gelişmiştir.

Bir 'fair' (panayır) birçok farklı tezgaha sahiptir, ancak 'fair' (adil) bir karar herkese eşit davranır. Çeşitlilik ve denge fikrini birleştirin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.