noun

faith

inanç, iman, güven

He acted in good faith.

İyi niyetle hareket etti.

She has a strong religious faith.

Güçlü bir dini inancı var.

I have great faith in her abilities.

Onun yeteneklerine çok inanıyorum.

((faith)) ((in sb./sth.)) birine/bir şeye inanç. I have faith in you.

((to have/lose)) faith inanmak/inanmayı bırakmak. Don't lose faith in yourself.

((in good/bad)) faith iyi/kötü niyetle. The offer was made in good faith.

Eş anlamlılar: trust, belief, confidence; Zıt anlamlılar: doubt, disbelief

Eski Fransızca 'feid' kelimesinden, o da 'güven, inanç' anlamına gelen Latince 'fides' kelimesinden gelir.

'Fidelity' (sadakat) ile aynı kökü paylaşır, her ikisi de güven ve sadakat ile ilgilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.