adjective

fake

sahte, taklit, düzmece

He was wearing a fake designer watch.

Sahte bir tasarımcı saati takıyordu.

She gave a fake smile.

Sahte bir gülümseme sergiledi.

((bir)) sahte ((isim)) sahte bir ((isim)) Sahte bir kimlik burada işe yaramaz.

Eş anlamlılar: counterfeit, imitation, false; Zıt anlamlılar: genuine, real, authentic

Kökeni belirsizdir, muhtemelen 'hazırlamak, düzenlemek' anlamına gelen Hollandaca 'faken' kelimesinden gelmektedir.

Şu tekerlemeyi hatırlayın: 'For goodness' sake, don't buy a fake!' (Allah aşkına, sahte bir şey alma!)

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.