verb

fall

düşmek, azalmak, inmek, devrilmek

Leaves fall from the trees in autumn.

Sonbaharda ağaçlardan yapraklar düşer.

The price of bread is expected to fall.

Ekmek fiyatının düşmesi bekleniyor.

He fell and hurt his knee.

Düştü ve dizini incitti.

My birthday falls on a Friday this year.

Bu yıl doğum günüm Cuma gününe denk geliyor.

((from sth.)) (-den) düşmek Leaves fall from the trees in autumn.

((down)) yere düşmek He fell down and hurt his knee.

((on sth.)) (-e) denk gelmek My birthday falls on a Friday this year.

Eş anlamlılar: drop, descend, decrease; Zıt anlamlılar: rise, climb, increase

Eski İngilizce'deki 'feallan' (düşmek, başarısız olmak, çürümek) kelimesinden gelir ve ortak bir Cermen kökene sahiptir.

Sonbahar (fall) mevsiminde ağaçtan *düşen* (fall) yaprakları hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.