noun

fallacy

safsata, yanılgı, yanlış düşünce

It is a common fallacy that money buys happiness.

Paranın mutluluğu satın aldığı yaygın bir safsatadır.

His argument is based on a logical fallacy.

Onun argümanı mantıksal bir safsataya dayanıyor.

((yaygın/mantıksal)) bir safsata yaygın/mantıksal bir yanılgı It is a common fallacy that money buys happiness.

((...olduğu)) safsatası ...olduğu şeklindeki yanlış düşünce The fallacy that the Earth is flat was once common.

Eş anlamlılar: misconception, delusion, error; Zıt anlamlılar: truth, fact

Latince 'fallacia' (aldatma), 'fallere' (aldatmak) kelimesinden gelir.

*Fallacy* (safsata), 'false' (yanlış) kelimesine benzer ve bir argümanın *çökmesine* (fall) neden olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.