fallen
Çeviri
düşmüş, devrilmiş, şehit
Örnekler
We cleared the fallen leaves from the path.
Yoldaki düşmüş yaprakları temizledik.
They built a memorial to the fallen soldiers.
Şehit askerler için bir anıt inşa ettiler.
The city was the capital of a fallen empire.
Şehir, yıkılmış bir imparatorluğun başkentiydi.
Dilbilgisi Kalıpları
((noun)) (isimden önce) düşmüş, devrilmiş We cleared the fallen leaves from the path.
the fallen (isim öbeği olarak) şehitler They built a memorial to the fallen soldiers.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: dropped, collapsed, dead; Zıt anlamlılar: standing, risen, living
Etimoloji
'to fall' fiilinin geçmiş zaman ortacıdır.
Hafıza İpuçları
*Fallen*, düşme eylemini zaten tamamlamış bir şeyi tanımlar. Fırtınadan sonra *devrilmiş* bir ağacı (a fallen tree) düşünün.