verb

falsify

sahtesini yapmak, tahrif etmek, çürütmek

He was caught trying to falsify records.

Kayıtları tahrif etmeye çalışırken yakalandı.

The theory was falsified by new evidence.

Teori, yeni kanıtlarla çürütüldü.

((sth.)) (...nın) sahtesini yapmak, tahrif etmek He was caught trying to falsify records.

Eş anlamlılar: forge, fabricate, çürütmek; Zıt anlamlılar: verify, authenticate, prove

Latince `falsus` (yanlış) + `facere` (yapmak) kelimelerinden gelir. `-ify` eki 'yapmak, etmek' anlamına gelir.

Bunu 'yanlış yapmak' olarak hatırlayın. Bir belgenin sahtesini yapmak veya bir teorinin yanlış olduğunu kanıtlamak anlamına gelebilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.