adjective

fast

hızlı, çabuk

He is a very fast runner.

O çok hızlı bir koşucu.

She can run very fast.

Çok hızlı koşabilir.

My watch is five minutes fast.

Saatim beş dakika ileri.

((fast + noun)) hızlı ... He is a very fast runner.

((verb + fast)) hızlı ... She can run very fast.

((sth. is fast)) (bir şey) ileri. My watch is five minutes fast.

Eş anlamlılar: quick, rapid, swift; Zıt anlamlılar: slow

Eski İngilizce'de 'sağlam, sabit' anlamına gelen 'fæst' kelimesinden türemiştir. 'Hızlı' anlamı, 'güçlü, dinç' fikrinden gelişmiştir.

'Fast' hem sıfat (a fast car) hem de zarftır (drive fast). Unutmayın, 'fastly' diye bir kelime yoktur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.