adjective

favourable

uygun, lehte, olumlu

The weather was favourable for a picnic.

Hava piknik için müsaitti.

She made a favourable impression on his parents.

Ailesi üzerinde olumlu bir izlenim bıraktı.

The terms of the loan are very favourable.

Kredinin şartları çok uygun.

((uygun)) ((için sth./sb.)) (bir şey/biri) için uygun olmak Hava piknik için müsaitti.

Synonyms: advantageous, beneficial, positive; Antonyms: unfavourable, disadvantageous

Latince 'favor' (iyilik) + '-able' (yapabilen) kelimelerinden gelir. Yani 'iyilik gösterebilen' demektir.

Bir durumun size bir 'iyilik' (favour) yaptığını düşünün. 'Uygun' (favourable) bir durum size yardımcı olan bir durumdur. 'ou' ile yazılan İngiliz imlasına dikkat edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.