verb

feed

beslemek, yedirmek, doyurmak

I need to feed the cat.

Kediyi beslemem gerekiyor.

She fed the baby some milk.

Bebeğe biraz süt verdi.

The birds feed on insects.

Kuşlar böceklerle beslenir.

to feed ((birini/bir şeyi)) (birine/bir şeye) yiyecek vermek I need to feed the cat.

to feed ((bir şeyi)) to ((birine/bir şeye)) (birine/bir şeye) yiyecek olarak (bir şey) vermek She fed some milk to the baby.

to feed on ((bir şey)) yiyecek olarak (bir şey) yemek The birds feed on insects.

Eş anlamlılar: to nourish, to sustain

Eski İngilizce 'fēdan' kelimesinden gelir, 'fōda' (yiyecek) ile ilgilidir.

'Feed' (beslemek), 'food' (yiyecek) ile yaptığınız şeydir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.