verb

feel

hissetmek, düşünmek, dokunmak

I feel happy today.

Bugün mutlu hissediyorum.

Feel the texture of this fabric.

Bu kumaşın dokusunu hisset.

I feel that we should wait.

Beklememiz gerektiğini düşünüyorum.

She felt a pain in her leg.

Bacağında bir ağrı hissetti.

((adjective)) (bir şekilde) hissetmek I feel tired.

((sth.)) (bir şeye) dokunmak Feel this material.

((that ...)) ...olduğunu düşünmek I feel that it's the right decision.

Synonyms: sense, experience, touch, believe

Eski İngilizce'de 'dokunmak, algılamak' anlamına gelen 'fēlan' kelimesinden gelir.

'feel' kelimesini 'feeling' (his) ismiyle ilişkilendirin. Her ikisi de duygular ve fiziksel hislerle ilgilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.