verb

feels

hissetmek, gibi gelmek, düşünmek

He feels happy today.

Bugün mutlu hissediyor.

The fabric feels soft.

Kumaş yumuşak hissettiriyor.

It feels like it might rain.

Yağmur yağacak gibi hissediliyor.

to feel ((adjective)) (sıfat) hissetmek He feels happy.

to feel like ((sth./-ing)) canı (bir şey/yapmak) istemek I feel like a cup of tea.

to feel that ((clause)) (...olduğunu) hissetmek/düşünmek I feel that this is the right decision.

Eş anlamlılar: senses, perceives, seems, believes

Eski İngilizce'deki 'felan' (hissetmek, algılamak) kelimesinden gelir. '-s' üçüncü tekil şahıs geniş zaman ekidir.

'He feels', 'She feels', 'It feels'. Üçüncü tekil şahıs için 's' harfini unutmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.