verb

feign

numara yapmak, taklit etmek

She feigned surprise at the news.

Habere şaşırmış gibi yaptı.

He feigned illness to avoid going to work.

İşe gitmemek için hastalık numarası yaptı.

((sth.)) belirli bir duyguya veya hastalığa sahipmiş gibi davranmak She feigned ignorance when I asked her.

Eş anlamlılar: pretend, fake, simulate, affect

Eski Fransızca'da 'gibi davranmak, tereddüt etmek' anlamına gelen 'feindre' kelimesinden gelir. 'Fiction' (kurgu) kelimesiyle ilgilidir.

'Feign' ve 'fake' kelimelerini düşünün - sesleri benzer ve gerçek olmama gibi benzer bir anlama sahipler.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.