noun

fellow

adam, herif, meslektaş, üye

He's a friendly old fellow.

O, cana yakın yaşlı bir adam.

She was elected a fellow of the college.

Kolejin bir üyesi olarak seçildi.

She sympathised with her fellow passengers.

Yol arkadaşlarına sempati duydu.

((bir ... fellow)) (... bir) adam He's a friendly old fellow.

((bir şeyin fellow'u)) (...nın) üyesi She was elected a fellow of the college.

((sıfat olarak: fellow + isim)) ... arkadaşı, ...daş She sympathised with her fellow passengers.

Synonyms: adam, herif, meslektaş, akran

Eski İngilizce 'feolaga' (ortak) kelimesinden, 'feoh' (para) + 'lag' (koyma) kelimelerinden türemiştir, başlangıçta bir iş ortağı anlamına geliyordu.

Bir 'fellow', bir yoldaş veya akran gibi birlikte 'takip ettiğiniz' (follow) biridir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.