verb

felt

hissetmek, düşünmek, dokunmak

I felt happy when I saw her.

Onu gördüğümde mutlu hissettim.

He felt the rain on his face.

Yüzünde yağmuru hissetti.

((adjective)) ... hissetmek Mutlu hissettim.

((sth.)) bir şeyi hissetmek Yüzünde yağmuru hissetti.

Eş anlamlılar: sense (sezmek), perceive (algılamak), touch (dokunmak)

Eski İngilizce'de dokunmak veya duyusal bir deneyim yaşamak anlamına gelen 'fēlan' kelimesinden gelir.

Kalbinizle 'hissedersiniz' (duygular) ve ellerinizle 'hissedersiniz' (dokunma).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.