adjective

fertile

verimli, bereketli, doğurgan

The valley has very fertile soil.

Vadinin çok verimli toprağı var.

She has a fertile imagination.

Onun verimli bir hayal gücü var.

The couple wanted to know if they were fertile.

Çift, doğurgan olup olmadıklarını bilmek istiyordu.

verimli ((toprak/arazi)) çok fazla mahsul üretebilen - The valley has very fertile soil.

verimli bir ((hayal gücü/zihin)) çok fazla fikir üretebilen - She has a fertile imagination.

Synonyms: verimli, üretken; Antonyms: kısır, çorak.

Latince 'fertilis' kelimesinden, 'ferre' (taşımak, üretmek) kökünden gelir ve üretme yeteneğini ima eder.

Bitkilerin büyümesi için toprağı 'fertile' (verimli) hale getiren 'fertiliser' (gübre) kelimesini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.