verb

fetch

gidip getirmek, almak, etmek (fiyat)

Could you fetch my glasses for me?

Gözlüğümü gidip getirir misin?

The dog loves to fetch the ball.

Köpek topu getirmeyi çok seviyor.

The painting might fetch a high price.

Tablo yüksek bir fiyata satılabilir.

((bir şeyi)) ((biri için)) (bir şeyi) (biri için) gidip getirmek Gözlüğümü gidip getirir misin?

((bir fiyat)) (bir fiyat) etmek Tablo yüksek bir fiyata satılabilir.

Eş anlamlılar: get, retrieve, bring

Eski İngilizce'de 'getirmek' anlamına gelen 'feccan' kelimesinden gelir ve 'adım' anlamına gelen 'fæt' ile ilgilidir.

Bir köpeğin 'getir' oyunu oynadığını hayal edin. Gider, sopayı alır ve geri getirir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.