noun

fever

ateş, heyecan, hararet

I think I have a fever.

Sanırım ateşim var.

There was a fever of excitement in the air.

Havada bir heyecan ateşi vardı.

((uncountable)) ateş (hastalık) He has a high fever.

((countable/uncountable)) heyecan, coşku The news caused a fever of speculation.

Eş anlamlılar: temperature (vücut ısısı), pyrexia (ateş), excitement (heyecan)

Eski İngilizce 'fēfor' kelimesinden, Latince 'febris' (ateş) kelimesinden türemiştir.

Türkçedeki 'ateş' kelimesinin hem hastalık hem de mecazi 'heyecan' anlamı olduğunu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.