noun

figure

rakam, şekil, figür, şahsiyet

The sales figures are very good.

Satış rakamları çok iyi.

She has a very slim figure.

Çok zayıf bir fiziği var.

He is an important historical figure.

O, önemli bir tarihi şahsiyettir.

See figure 2 on the next page.

Bir sonraki sayfadaki şekil 2'ye bakınız.

((...)) ... rakamı/sayısı the latest sales figures.

((...)) önde gelen/kilit/kamu figürü Sanat dünyasında önde gelen bir figürdür.

Synonyms: rakam, sayı, şekil, form, silüet, şahsiyet, karakter.

Latince'de şekil, form veya figür anlamına gelen 'figura' kelimesinden gelir.

Bir 'figure' bir şekil (geometrik bir şekil), bir rakam (satış rakamları), bir vücut şekli (zayıf bir vücut) veya bir kişi (halka mal olmuş bir kişi) olabilir. Aynı zamanda bir fiil de olabilir: 'to figure sth. out' (bir şeyi çözmek).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.