verb

amalgamate

birleştirmek, birleşmek, kaynaştırmak

The two companies will amalgamate next year.

İki şirket gelecek yıl birleşecek.

He amalgamated the different ideas into one theory.

Farklı fikirleri tek bir teoride birleştirdi.

((sth.)) ((with sth.)) (bir şeyi) (bir şeyle) birleştirmek The company amalgamated with its main rival.

((sth.)) (bir şeyi) kaynaştırmak He amalgamated the different ideas into one theory.

Synonyms: birleştirmek, kaynaştırmak, bütünleştirmek; Antonyms: ayırmak, bölmek

Orta Çağ Latincesi'nde cıva alaşımı anlamına gelen 'amalgama' kelimesinden gelir ve farklı unsurların harmanlanmasını ifade eder.

Diş hekimliğinde kullanılan ve metallerin bir karışımı olan 'amalgam' dolguları düşünün. Bu, farklı şeyleri bir araya getirme fikrini hatırlamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.