finding
Çeviri
bulgu, keşif, karar
Örnekler
The main finding of the report was surprising.
Raporun ana bulgusu şaşırtıcıydı.
It was a rare archaeological finding.
Bu nadir bir arkeolojik bulguydu.
Dilbilgisi Kalıpları
((sth.)) hakkında bir bulgu bir şey hakkındaki sonuç Raporun ana bulgusu şaşırtıcıydı.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: discovery, result, conclusion, verdict
Etimoloji
'to find' (bulmak) fiilinden isim yapan '-ing' ekiyle türetilmiştir. 'Bulma eylemi'nden 'keşif' veya 'sonuç' anlamına gelmiştir.
Hafıza İpuçları
Bir araştırmacının uzun bir çalışmadan sonra 'bulduğu' şeyi düşünün. Bu onun 'bulgusudur' (finding).