noun

finds

buluntular, keşifler

The museum displayed the recent archaeological finds.

Müze, son arkeolojik buluntuları sergiledi.

She bought some great finds at the charity shop.

Hayır kurumunun dükkanından harika şeyler bulup aldı.

arkeolojik buluntular kazı sırasında bulunan değerli nesneler Müze arkeolojik buluntuları sergiledi.

Eş anlamlılar: discoveries, treasures, bargains

'find' (buluntu) isminin çoğul hali, 'to find' (bulmak) fiilinden gelir.

Bir arkeoloğun antik çömlekler 'bulduğunu' hayal edin. Bu çömlek parçaları 'buluntulardır' (finds).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.