adjective

finest

en iyi, en kaliteli, en âlâ

This is the finest wine I have ever tasted.

Bu, şimdiye kadar tattığım en iyi şarap.

He is one of our finest young actors.

O, en iyi genç aktörlerimizden biridir.

((the finest sth.)) en iyi ... Bu, şimdiye kadar tattığım en iyi şarap.

Eş anlamlılar: en iyi, mükemmel, şahane; Zıt anlamlılar: en kötü, en kalitesiz

'fine' sıfatının üstünlük derecesi. '-est' eki en üstünlük derecesini belirtir.

İngilizcedeki '-est' ekinin Türkçedeki 'en' hecesine karşılık geldiğini unutmayın: 'fine' (iyi), 'finest' (en iyi).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.