adjective

finite

sınırlı, sonlu

We have a finite amount of time.

Sınırlı miktarda zamanımız var.

The world's natural resources are finite.

Dünyanın doğal kaynakları sınırlıdır.

sınırlı bir ((isim)) Sınırlı sayıda seçeneğimiz var.

((isim)) sınırlıdır Sabrımız sınırlıdır.

Eş anlamlılar: limited, restricted, bounded; Zıt anlamlılar: infinite, unlimited

Latince 'sınırlı, bitmiş' anlamına gelen ve 'finis' (son) kelimesinden türeyen 'finitus'tan gelir.

'finish' veya 'final' gibi 'fin' ile başlar. Bu, bir şeyin bir sonu olduğu anlamına geldiğini hatırlamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.