noun

fits

nöbetler, kasılmalar, patlamalar

He suffers from epileptic fits.

Epilepsi nöbetleri geçiriyor.

She had a fit of giggles.

Kıkırdama krizine girdi.

He works in fits and starts.

Kesintili çalışıyor.

bir ((sth.)) nöbeti/krizi ani, kısa bir (bir şey) dönemi She had a fit of coughing.

Eş anlamlılar: seizure, convulsion, outburst, spasm

Eski İngilizce'de 'çatışma' veya 'mücadele' anlamına gelen 'fitt' kelimesinden türemiştir ve zamanla hastalık veya duygu ile mücadele anlamını almıştır.

Kıyafetleri üzerine 'fit' (uymadığı) için öfke 'nöbeti' (fit) geçiren birini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.