noun

flank

yan, böğür, kanat (askeri)

The horse was kicked in the flank.

At böğründen tekmelendi.

The army attacked the enemy's left flank.

Ordu, düşmanın sol kanadına saldırdı.

We climbed the steep flank of the mountain.

Dağın sarp yamacına tırmandık.

((bir şeyin flank'ı)) bir şeyin yanı/kanadı. Ordu, düşmanın kanadına saldırdı.

Eş anlamlılar: side, wing

Bir Cermen kökünden gelir, muhtemelen 'lank' (zayıf, ince) ile ilgilidir.

Bir askeri birliğin 'kanatlarından' (flanks) saldırıya uğradığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.