verb

flare

parlamak, alevlenmek, (isim) işaret fişeği, (isim) parlama

The fire flared up suddenly.

Ateş aniden parladı.

Her nostrils flared in anger.

Öfkeyle burun delikleri genişledi.

They fired a distress flare.

Bir imdat fişeği ateşlediler.

The trousers have a slight flare.

Pantolonun hafif bir İspanyol paçası var.

to flare up aniden parlamak The fire flared up suddenly.

a flare bir işaret fişeği They fired a distress flare.

Eş anlamlılar (fiil): blaze, erupt; (isim): signal, light

Kökeni bilinmemektedir, belki de Hollandaca 'flaren' (parlamak) ile ilgilidir.

Bir ateşten veya işaret fişeğinden çıkan bir ışık 'parlamasını' düşünün. Işığın yayılma şekli İspanyol paça pantolonlara (flared trousers) benzer.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.