noun

flash

flaş, parlama, şimşek, an

There was a bright flash of lightning.

Parlak bir şimşek çaktı.

It all happened in a flash.

Her şey bir anda oldu.

She had a flash of inspiration.

Bir ilham parlaması yaşadı.

a flash of ((sth.)) bir ... parlaması. There was a flash of lightning.

in a flash bir anda. It all happened in a flash.

Eş anlamlılar: gleam, spark, burst, glimmer

Orta İngilizce'de ani bir ses veya hareketi taklit eden bir kelimeden gelir.

Bir kamera 'flaşını' düşünün - sadece bir an süren ani bir ışık patlaması.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.