adjective

flashy

gösterişli, havalı, cafcaflı

He drives a flashy red sports car.

Gösterişli kırmızı bir spor araba kullanıyor.

She wore a flashy dress to the party.

Partiye cafcaflı bir elbise giymişti.

((bir)) flashy ((isim)) gösterişli bir ... He drives a flashy red sports car.

Synonyms: showy, gaudy, ostentatious; Antonyms: plain, simple, modest

'flash' (ani parlak ışık) + '-y' (sıfat yapan ek) kelimelerinden gelir.

Bir fotoğraf makinesi 'flaşı' gibi, 'flashy' bir şeyin de o kadar parlak ve dikkat çekici olduğunu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.